Prevođenje "plastična građa" na turskom jeziku:


  Rječnik Hrvatski-Turski

Plastična građa - prijevod : Građa - prijevod : Plastična - prijevod : Građa - prijevod :

Ads

  Primjeri (Vanjski izvori, nije komentiran)

građa
malzeme
Plastična fuzija?
Plastik işi mi?
Kakva građa!
Fiziğe bak!
Građa skeleta je potpuno normalna.
İskelet yapı tamamen normal.
Ovdje je prikazana građa molekule adenina.
Burada gördüğünüz de adeninin yapı.
Hrana, vlakna, drvna građa i otisak izgrađenosti
Gıda, Lif, Kereste ve Bina Ayak İzi
Ne zove li se to drvena građa?
Bu kereste dedikleri şey değil mi?
Tu je i drvena građa za splav na ribnjak.
Havuzun şekilde kütüklerin de vardı.
Baš sam se pitao čemu služi ta drvna građa.
Ben de onca kerestenin ne için olduğunu merak ediyordum.
Downcycling, najniži stupanj povrata materijala u manje vrijedne predmete. Dok staklena boca ponovno može biti staklena boca, ili se može ponovno upotrijebiti, plastična boca nikada ne može ponovno biti plastična boca.
Başka malzemelerde kullanılıyor ve daha küçük şeylere dönüştürülüyor, bir cam şişe tekrar bir cam şişe olabiliyor veya tekrar kullanılabiliyor, plastik bir şişe ise asla tekrar plastik şişe olarak kullanılamıyor.
Novorođenče je zadobilo opekline na 20 posto tijela i bila je potrebna plastična operacija.
Bebeğin vücudunun 20'si yandı ve plastik cerrahi geçirmesi gerekti.
Um je plastična snježna kupola, najljepša, najzanimljivija, i najviše svoja, kad je, prema Elvisu, sva protresena.
Akıl, Elvis'in deyimiyle tamamen çalkalandığında olabilecek en güzel, en ilginç ve en hakiki plastik kar küresidir.
Sjemenka je vrlo teška i, u suštini, sva ta građa, 99 posto te građe dolazi iz zraka.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların 99 u da havadan gelir.
Možete vidjeti da je naša građa, u usporedbi sa gorilom, na pola puta da smo građeni kao riba.
Gorille karşılaştırınca, insanın balık biçimini almanın yarısına geldiğini görürsünüz.
I ma kako čudno to izgledalo, jedina plastična operacija koja je popularnija od povećanja grudi je liposukcija, koju koriste uglavnom muškarci.
Ve gariptir ki, göğüs büyütmeden daha popüler olan tek plastik cerrahi operasyon liposuction, bunun da çoğu erkekler tarafından yaptırılıyor.
Mislim, mi kao ljudi, naša plitkost kad biramo životnog partnera se temelji na tri stvari boja kaputa, građa, lijep izgled.
Yani, insan olarak, bir hayat arkadaşı seçtiğimizdeki yüzeyselliğimiz üç şeye dayanıyor, kıyafet rengi, şekil ve tatlılık.
Tranzistor je bio mala plastična jedinica koja će nas odvesti iz svijeta statičnih kocki poslaganih jedna na drugu u svijet gdje je sve interaktivno.
Küçük bir plastik birim olan transistör, bizi birbirinin üzerine yerleştirilmiş statik tuğlalardan alıp her şeyin interaktif olduğu bir dünyaya getirecekti.
Neka se kuća poruši, a njezino kamenje, njezina drvena građa i sva žbuka s kuće neka se odnese izvan grada na koje nečisto mjesto.
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.
Razgovarao sam sa jednim od njih, njemu se zbilja sviđala ta ruka bila je puno, puno, puno bolja nego plastična palica s kukom ali ovdje nema nikoga tko bi radije imao ovu nego onu koju već ima.
Onlardan bir tanesiyle konuşuyordum. ve bu kolu gerçekten çok seviyordu. O bir plastikten çok çok daha iyi, çok çok daha iyi. Fakat bu odada kimse yok ki bunlardan bir tanesine sahip olmayı tercih etsin.
Kako ovi ljudi mogu biti tako strastveni u tome da ta plastična boca ima drugu priliku u životu ili aluminijska limenka ima drugu priliku, a opet, kada moje dijete upadne u nevolje i ode u zatvor, ono ne dobije drugu priliku?
Nasıl oluyor da bu insanlar bir plastik şişenin ikinci bir şansı olması için ya da aliminyum bir kutunun ikinci bir şansı olması için uğraşıyorlar da benim çocuğumun başı derde girip hapse girdiğinde ikinci bir şansı olmuyor?