Prevođenje "tematski naglasak" na turskom jeziku:


  Rječnik Hrvatski-Turski

Naglasak - prijevod : Naglasak - prijevod : Tematski - prijevod : Tematski - prijevod : Tematski - prijevod : Naglasak - prijevod : Tematski naglasak - prijevod :

Ads

  Primjeri (Vanjski izvori, nije komentiran)

koristi tematski pozdrav
Temalı karşılayıcı kullan
Naglasak
Renklendirme
Naglasak!
Aksan!
Tematski mehanizam za ukrase iz Aurora temeName
Aurorae Dekorasyon Teması MotoruName
Omogućite ovo ako želite koristiti tematski upravitelj prijavama.
Temalandırılmış bir Giriş Yöneticisi kullanmak istiyorsanız bunu etkinleştirin.
Težak naglasak na E .
E'nin üstünde aksan işareti var.
Čemu naglasak na tekućine?
Neden ısrarla içeceklerden söz ediyorsun?
Naglasak je na mrzi .
Etkin keIime burada nefret .
Nikad nisam čuo takav naglasak.
Hiç böyle bir aksan duymamıştım.
Težak naglasak je na E .
E harfinde aksan işareti var.
Vratio ti se školski naglasak.
Üniversiteli kızlar gibi konuşuyorsun.
Naglasak će biti na dječjoj literaturi.
Bu yılki fuarda çocuk edebiyatı vurgulanıyor.
Beogradski festival stavlja naglasak na znanost
Belgrad festivalinde ön planda bilim vardı
Moj engleski naglasak dosta se poboljšao.
İnglizce aksanım oldukça gelişmişti.
To je bilo više kao naglasak.
Bunu daha çok vurgulamak için söylemiştim.
Ima naglašen naglasak, tako je zabavan.
Aksanı çok tuhaf. Çok komik duruyor.
Prepoznajem Novo Engleski naglasak još izdaleka.
New England aksanını bir mil uzaktan anlayabilirim.
Devetogodišnjak, devetogodišnjak stavljao je naglasak na svake četiri note. stavljao je naglasak na svake četiri note.
Dokuz yaşındaki, dokuz yaşındaki, her dört notada bir tempo tutar. (Piyano)
Danas je snažan naglasak na pravednosti svega.
Çünkü bugünlerde vurgu daha çok her şeyin adaleti üzerine.
Zašto ne staviti naglasak na javni prijevoz?
Neden toplu ulaşımı güçlendirmiyoruz?
Možete li razumjeti moj neobični engleski naglasak?
Tuhaf İngiliz aksanımı anlayabiliyor musunuz?
Tako je, Suzej. Teški naglasak na E .
Evet, Sousè. E'nin üstünde aksan işareti var.
Ima strani naglasak, ali zvuči mi slatko.
Aksanı yabancı, ama sesi benim için öyle tatlı ki.
Dva programa usmjerena su na institucije na državnoj razini, a drugih pet su tematski programi.
Programların ikisinde devlet seviyesindeki kurumlar, diğer beşinde ise temasal kurumlar hedefleniyor.
Sarajevski filmski festival Regionalni naglasak s međunarodnim profilom
Saraybosna Film Festivali Uluslararası Üne Sahip Bölgesel Bir Etkinlik
A jedanaestgodišnjak, po jedan naglasak na cijelu frazu.
(Piyano)
Naglasak će biti na individualnosti, umjesto na jednolikosti.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.
Ne okrećite se, ali vidi vam se naglasak.
Aksanınız belli olmaya başladı.
Bitan naglasak je i na prevenciji kao dijelu rješenja.
Önleyici uygulamalar çözümün bir parçası olmalıdır, bunu vurguluyoruz.
Da ne pominjem da je tvoj američki naglasak užasan.
Saçmaladın ha.
Ceremonijom je stavljen naglasak na temu sajma Svemirske tehnologije i robote.
Törende, fuarın bu yılki ana teması olan Uzay Teknolojisi ve Robotlar vurgulandı.
Ove godine naglasak je stavljen na frankofonske filmove iz afričkih zemalja.
Bu yılki festivalde Afrika ülkelerindeki Frankofon sinemacılığı işleniyor.
Međutim, naglasak je na obuci i umrežavanju, posebice s inozemnim udrugama.
Ancak bunlarda, eğitim ve başta yabancı örgütlerle birlikte olmak üzere ağ paylaşımı üzerinde duruluyor.
Sve dok živim za posao morat' ćeš trpjeti moj južnjački naglasak.
Yani çalıştığım sürece güneyli aksanımı mazur görmen gerekecek.
Ove tjedni naglasak stavljamo na Champaigne kupku. 1.98 za veliku bočicu.
Bu hafta Şampanya Köpük Banyosu'nu satışa çıkarıyoruz.
Naglasak je bio na regionalnoj suradnji, uz posebno fokusiranje na Bliski istok.
Toplantının odak noktasında bölgesel işbirliği konusu yer alırken, özel gündem maddesi Ortadoğu oldu.
Naglasak bi trebao biti na željezničkom teretnom prometu , istaknuo je taj stručnjak.
Burada, demiryolu yük taşımacılığına odaklanılmalıdır. diye işaret etti.
Naglasak na povećanju konkurentnosti dobar je znak i za buduća proširenja EU.
Rekabetçilik düzeyinin yükseltilmesi konusunun üzerinde önemle durulması da, AB'nin gelecek dönemlerdeki genişleme hareketleri açısından olumlu bir işaret.
Vidite, kada je prvi puta svirao imao je naglasak na svakom tonu.
Görüyorsunuz, ilk kez çaldığında her notada bir tempo tutuyor.
Idemo sada pokušati i naučiti druge uvjete koji se često nalaze Tematski difuzije, Dakle, kada smo počeli, taj spremnik imao veću koncentraciju,
Ve sadece bu yüzden biz olma eğilimindedir bazı diğer bir deyişle öğrendiği difüzyon fikir başladığımda kapalı, bu daha yüksek bir konsantrasyon vardı.
Prema njegovim riječima, glavni naglasak ove godine bit će stavljen na pravosudne reforme.
Tilev'e göre bu yıl daha çok yargı reformu üzerinde durulacak.
Kaže, Vidite, kada je rekla Dobro jutro. primjetio sam njezin naglasak iz Fifa.
Der ki, Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım.
Desetogodišnjak na svakih osam nota. A jedanaestgodišnjak, po jedan naglasak na cijelu frazu.
(Piyano) 11 yaşındakinde ise tek bir tempo ile bütün bölüm.
Velika kreativnost može staviti naglasak na siromaštvo i pokazati da ono nije nužno.
Yoksunluğa bir ışık tutabilir veya aslında olmadığını gösterir,
Najveći naglasak na većini ovih pristupa je fokus na Kako spremim ove podatke?
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor. Bu veriyi nasıl depolarım? Bu data içinde nasıl arama yaparım?