Prijevod "zabrinjava" na turski jezik:
Rječnik Hrvatski-Turski
Zabrinjava - prijevod :
Primjeri (Vanjski izvori, nisu pregledani)
| Zabrinjava me. | Bana sorun oldu. |
| Zabrinjava me. | Beni kaygılandırıyor da. |
| Nešto te zabrinjava? | Bir şey canını mı sıkıyor, Maxim? |
| Zabrinjava me temperatura. | Beni asıl endişelendiren ateşi. |
| To me zabrinjava. | Onu merak ediyorum. |
| Nick, zabrinjava me... | Nick, beni telaşlandıran... |
| Stepehen mene zabrinjava. | Ben, Stephen için endişeleniyorum. |
| Zabrinjava me to. | Bu konuda endişelenip duruyorum. |
| Što te zabrinjava? | Niye endişeleniyorsun ki? |
| Nešto je zabrinjava? | Neden soruyorsun? |
| Cook me zabrinjava. | Beni endişelendiren Cook. |
| Ova me situacija zabrinjava. | Bu durum beni endişelendiriyor. |
| Zabrinjava li vas to? | Bu eleştiriler sizi rahatsız ediyor mu? |
| To vas ne zabrinjava? | Bu sizi endişelendirmiyor mu? |
| Što nas to zabrinjava? | Bunca endişe uyandıran şey aslında nedir? |
| Dakle, što nas zabrinjava? | Peki, bizi endişelendiren nedir? |
| Olympeu to sigurno zabrinjava. | Olympe'in etekleri tutuşmuştur. |
| Što vas to zabrinjava? | Seni endişelendiren nedir? |
| Neka te ne zabrinjava. | Merak etme. |
| Zabrinjava te ta noga? | Ayağın rahatsız ediyor mu? |
| To me i zabrinjava. | İşte buna korkulur. |
| Znam. To me zabrinjava. | Evet, bunu biliyorum. |
| U BiH zabrinjava porast wahabizma | Vahabilerin artması BH'de endişe yaratıyor |
| Taj ih vaš šešir zabrinjava. | Taktığın o bone onları kaygılandırıyor. |
| Taj džokej me zabrinjava. Da. | Beni asıl düşündüren şu jokey. |
| Zabrinjava li vas to, dečki? | Endişelendirmiyor mu? |
| Ne, ako ne zabrinjava Bernieja. | Bernie'yi endişelendirmezse, hayır. |
| Onda što vas zabrinjava jutros? | O halde bu sabah canını sıkan şey ne? |
| Samo metak duže zabrinjava kockare. | Kumarbazları endişelendiren tek şey sürprizlerdir. |
| Takva mogućnost zabrinjava neke u Prištini. | Bu olasılık, Priştine'de bazı çevreleri endişelendiriyor. |
| Nema problema, ali to me zabrinjava. | Hayır ama beni endişelendiriyor. |
| Ima li nešto što vas zabrinjava? | Seni endişelendiren bir şey mi var? |
| Porast nasilja u obitelji zabrinjava kosovske stručnjake | Artan ev içi şiddet Kosovalı uzmanları endişelendiriyor |
| Mene zabrinjava što je sa druge strane? | Peki ama duvarın arka tarafında ne var? Bütün bilmek istediğim bu. |
| A sve što ona uradi, zabrinjava me. | Buna dayanamıyorum. |