Prijevod "zagrijava argument" na turski jezik:
Rječnik Hrvatski-Turski
Primjeri (Vanjski izvori, nisu pregledani)
| Argument | Argüman |
| Stari Faro se zagrijava. | Yaşlı Faro kızmaya başladı. |
| Potrebni argument 'datoteka' | Gerekli bir argüman 'dosyası' |
| CreateWidget uzima jedan argument | CreateWidget bir argüman alır |
| Value of the argument | Şimdiki kipten çık Value of the argument |
| To je dobar argument. | Harding'le son zamanlarda biraz sürtüşmemiz olmuştu. |
| Preostaje samo jedan argument. | Geriye bir argüman kalıyor. |
| Imam mnogo bolji argument... | Benim daha iyi bir savım var... |
| Zagrijava se oko 30 minuta, hladi oko sat. | Teşekkürler (Alkış) |
| Kontstruktor uzima barem jedan argument | Constructor en az 1 argüman alır |
| The value of an argument | Argüman adıThe value of an argument |
| Jak argument za prvi odabir. | Bu durumda en iyisi birinci şık. |
| Profesorov argument je potpuno ispravan! | Profesör Yamane' nin görüşü kesinlikle doğru! Aptal gibi davranmanın sırası değil. |
| Znate, ovo je jako važan argument. | Ben burada önemli bir tezi savunuyorum. |
| To ne može da bude argument. | Bunu bir fikir ayrılığı olarak tanımlaması önemli değil. |
| A tlo se do dubine od deset metara također zagrijava. | Ve kara da, onlarca metrelik derinliklere kadar ısınıyor. |
| To je bio argument politologa Jamesa Paynea. | Bu, siyaset bilimci James Payne'in argümanından. |
| A to je argument, koji nema smisla. | Ve bu anlamsız bir sav. |
| Naravno, može se iznijeti i biološki argument. | Tabi ki birisi biyolojik bir kanıt verebilir. |
| CO2 zagrijava planet, a jednadžba o CO2 je zapravo prilično jednostavna. | Karbondioksit gezegeni ısıtıyor Aslında karbondioksitin denklemi gayet açık |
| I zašto se more zagrijava i da li svinje imaju krila. | Denizin neden kızıp kaynadığından, ve domuzlarda kanat olup olmadığından. |
| Znao sam da se to događa. Znao sam da se Arktik zagrijava. | Buzulların eridiğini biliyordum. |
| Kako se Zemlja zagrijava, sada zbog dodatnog CO2 koji ubacujemo u atmosferu, | Dünya ısındıkça |
| I zašto se more zagrijava i da li svinje imaju krila. Superiška! | Denizin neden kızıp kaynadığından, ve domuzlarda kanat olup olmadığından. |
| argument nije valjan za tu opciju locale noexpr | Hata argüman locale noexpr |
| Neočekivani argument uzorka koji slijedi nakon keep all | keep all dan sonra beklenmeyen desen değişkeni |
| No, bihevioralni argument može objasniti oba oblika ljubavi. | Ama davranışçı çıkarım, iki tür sevgiyi de izah edebilir. |
| Moj argument je, Što ne valja sa kavanama? | Benim dedigim de, Kafeteryalarin nesi kotu? |
| Nisam naišao na argument koji me privlačno uvjerava. | İlgimi çekecek denli beni ikna edecek bir savla karşılaşmadım. |
| A jedan od razloga jest, da ta enormna toplina zagrijava Grenland sa sjevera. | Bunun sebebi ise bu müthiş ısı kaynağının Grönland'ı kuzeyinden ısıtmasıdır. |
| Što je, dakako, naš dobri stari prijatelj nemoj provocirati argument. | Bu da, daha önce bahsettiğimiz, çomak argümanının aynısı. |
| Diplomirao si prije godinu dana i još imaš isti argument. | Ne avukat ama, okul biteli 1 yıl oldu halâ aynı muhabbet. |
| Mislim da se ovaj argument ne može rječitije formulirati od ovoga. | Sanırım argüman bundan daha anlamlı biçimde ortaya konamazdı. |
| Volio bih dati argument da je kreativnost najvažniji alat koji imamo. | Burada değinmek istediğim nokta yaratıcılığın sahip olduğumuz en önemli araç olduğu. |
| Hrana se priprema u keramičkim i bakrenim posudama na peći na drva, koja zagrijava i tuševe. | Yemekler, odun ocağında toprak ve bakır kaplar kullanılarak pişiriliyor ve ocağın ürettiği ısı, banyo için sıcak su sağlıyor. |